Portfolyo Mentor
Blog'a dön

Kariyer

Junior Designer için Portfolyo Rehberi: Hiç Tecrübeden Başlayanlar

Sıfır tecrübe ile junior designer portfolyo nasıl hazırlanır? Bootcamp projeleri, concept work ve ilk işinize başvururken kullanabileceğiniz net stratejiler.

Ömer Arı avatar

Ömer Arı

7 dk okuma

Sektöre henüz adım atmış, tasarım toollarına yeni yeni alışan bir tasarımcı adayının en büyük kabusu genellikle hep aynı noktada kilitlenir: “İşe girmek için tecrübe isteniyor, tecrübe edinmek için ise işe girmem gerek.” Bu kısır döngü, junior designer’ların portfolyo hazırlama sürecini çok stresli bir hale getirir. Ortada gerçek bir müşteri, yayına alınmış canlı bir uygulama veya somut metrikler yokken yeteneklerinizi nasıl kanıtlayacaksınız? Gerçek şu ki, hiç kimse kariyerine Google veya Apple gibi devlerde başlamıyor. Herkesin ilk portfolyosu bir hayal gücü ve inisiyatif ürünüdür.

Son 5 yılı işe alım tarafında, öncesinde 7 yıl boyunca tasarımcılara mentorluk yaparak ve eğitimler vererek geçirdim. Mentor olarak çalıştığım dönemden hatırladığım en net durumlardan biri, yeni mezunların kendilerini sektördeki deneyimli profesyonellerle kıyaslayarak umutsuzluğa kapılmasıydı. İşe alım yöneticisi pozisyonunda duran kişiler, junior ilanına gelen bir başvuru dosyasında mükemmel bir ticari olgunluk aramazlar. Bizim aradığımız şey temel süreçlere hakimiyet, öğrenme arzusu, tasarım temellerinde (design fundamentals) sağlam bir kavrayış ve mantıksal problem çözme kapasitesidir. Bu rehberde, boş bir sayfadan iş getiren bir portfolyoya uzanan yolu adım adım inceleyeceğiz.

Junior Designer Portfolyo’sunda Beklenenler

Bir şirketin junior seviyede bir çalışanı işe almasının temel nedeni onun mevcut katkısından ziyade potansiyeline yatırım yapmaktır. Bu yüzden portfolyonuzun öncelikli amacı potansiyelinizi göstermek olmalıdır.

İlk beklentimiz yazılımlara (Figma gibi araçlar) ve tasarım kurallarına olan hakimiyettir. Hizalamalarınız, grid sistemi kullanımınız, tipografik tercihleriniz ve renk uyumlarınız sizin temel estetik reflekslerinizi kanıtlar. İkinci beklenti ise metot bilgisidir. Bir kullanıcı problemiyle karşılaştığınızda nereden başlayacağınızı biliyor musunuz? Hangi araştırma yöntemlerinin ne zaman işe yarayacağına dair teorik bir fikriniz var mı?

Burada dürüstlük çok önemlidir. Elinizdeki projelerin gerçek müşteri işi olmadığını açıkça belirtebilirsiniz. “Bu bir kavramsal (concept) projedir ve asıl amacım uçtan uca ürün geliştirme metodolojisini deneyimlemekti” diyebilmek, karşınızdakine güven verir. Kimse bir junior dosyada devasa ticari kararlar görmeyi beklemez, yeter ki var olan süreç mantıklı bir şekilde tasarlanmış olsun.

Bağlantılı Yazı: Basit Bir UX Projesini Güçlü Bir Case Study’ye Nasıl Çevirirsin?

Tecrübeniz Yokken Hangi Projeleri Koymalı

Gerçek bir müşteri işiniz yoksa portfolyonuzu doldurmanın en temiz yolu kendi başlattığınız projelerdir (self-initiated projects). İhtiyaç duyulan şey, sadece “ne yapmak istediğinizi” değil, “hangi problemi çözmek istediğinizi” bulmaktır.

Mesela sadece “Ben yeni bir hava durumu uygulaması tasarlayacağım” diyerek yola çıkmak zayıf bir başlangıçtır. Bunun yerine “Alerjik reaksiyonları olan kişilerin anlık polen ve rüzgar verilerini daha rahat takip edebileceği bir hava durumu uygulaması tasarlayacağım” diyerek spesifik bir hedef kitle ve problem belirlerseniz, çok daha güçlü bir case study çıkarırsınız. Çünkü ikinci senaryo, araştırmayı ve analizleri zorunlu kılar. Tasarım becerinizi göstermek için hayali bir marka bile yaratabilir, onun baştan sona marka kimliğini ve mobil arayüzünü kurgulayabilirsiniz. Kendi fırsatınızı kendiniz yaratmak zorundasınız.

Bootcamp Projeleri Yeterli mi?

Eğitim kurumlarının ve online bootcamp programlarının sektördeki sayısı her geçen gün artıyor. Çoğu junior designer, bu eğitimler sırasında gruplar halinde çıkardıkları bitirme projelerini (capstone project) portfolyolarına koyarlar. Peki bu projeler yeterli mi? Tek kelimeyle özetlemek gerekirse: Kısmen.

Bootcamp projelerinin en büyük dezavantajı, o eğitimi alan diğer yüzlerce adayla tamamen aynı yapıya ve aynı probleme sahip olmalarıdır. Bir işe alım ekibi, aynı hafta içinde birebir aynı “evcil hayvan sahiplendirme uygulaması” case study’sini defalarca okur. Hepsi aynı persona şablonlarını, aynı renkleri kullanır. Bootcamp projesiyle öne çıkmak istiyorsanız, onu kopyala yapıştır kalıplarından çıkarmalısınız. Hangi bölümde kendi bireysel katkınızın olduğunu vurgulayın. “Ekip olarak genel araştırmayı yapsak da, uygulamanın filtreleme sisteminin detaylarını tamamen ben üstlendim” diyerek odak noktasını kendinize çekin.

Spec Work / Concept Project Hazırlama

Bir uygulamanın zayıf gördüğümüz yanlarını düzeltmeye yönelik olarak hazırlanan yeniden tasarım (redesign) konseptlerine genellikle spec work (spekülatif çalışma) denir. Sektöre girerken junior designer’ların yeteneklerini göstermesinin en etkili yollarından biri budur.

Örneğin, her gün kullandığınız bir bankacılık uygulamasının para transferi adımında sorunlar olduğunu fark ettiniz. Bu sorunu detaylıca analiz edip, alternatif ve daha iyi bir akış tasarlayarak portfolyonuza koyabilirsiniz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken hassas bir çizgi var. O şirketin iç dinamiklerini, neden o şekilde tasarladıklarını ve kısıtlarını bilmiyorsunuz. O yüzden sunum yaparken “Mevcut tasarım çok kötü, ben harikasını yaptım” gibi bir dilden kesinlikle uzak durmalısınız. Bunun yerine “Dışarıdan bir gözlemci olarak bu adımın kullanıcıları yorduğunu varsaydım ve bir iyileştirme denemesi hazırladım” demek çok daha olgun bir duruştur.

İlgili İçerik: Proje İyi Olduğu Halde UX Case Study Neden Zayıf Hissettirir?

Open Source ve Kişisel Projeleri Değerlendirme

Tasarım yeteneklerinizi sergilemenin daha gerçekçi ve saygın yollarından biri de açık kaynaklı (open source) projelere veya sivil toplum kuruluşlarına destek olmaktır. Çevrenizdeki bir öğrenci kulübünün, küçük bir yerel işletmenin veya bir hayvan barınağının web sitesi ihtiyacı mutlaka vardır. Onlara ücretsiz olarak destek vererek hem gerçek bir ihtiyacı çözmüş hem de tamamen size ait, gerçek bir portfolyo çalışması elde etmiş olursunuz.

Burada “freelance” yapmaktan farkı, karşı tarafın bütçesi olmaması ama sizin de kontrol alanınızın daha geniş olmasıdır. Gerçek bir paydaş (stakeholder) ile konuşmak, onun geri bildirimlerine göre tasarımı değiştirmek, hayali projelerde asla bulamayacağınız türden değerli bir tecrübedir ve işe alım mülakatlarında bunu anlatmak inanılmaz derecede ikna edicidir.

Junior İlanlarına Başvururken Portfolyo Stratejisi

Bir şirketin açtığı junior designer pozisyonuna başvururken portfolyonuzun net ve anlaşılır olması her şeyden önemlidir. Çok fazla bilgiyle dolu, gezinmesi zor sayfalar oluşturmaktan kaçının. İşe alım ekiplerinin hızlıca tarayabilmesi (skimmable) için başlıklarınızı belirgin tutun.

Dosyanızın en tepesine her zaman en güvendiğiniz çalışmanızı yerleştirin. İnsanlar sayfaya girdikleri an ilk projeye tıklama eğilimindedir. Portfolyonuzda “UI”, “UX”, “Logo”, “İllüstrasyon” gibi ne kadar farklı alana ait iş varsa hepsini alt alta koyup kafaları karıştırmayın. Hangi role odaklanmak istiyorsanız (örneğin Ürün Tasarımı), ana projeleriniz sadece onu göstermelidir. Hobilerinizi veya yan becerilerinizi sayfanın en sonundaki ufak bir “Diğer Çalışmalarım” bölümüne sıkıştırabilirsiniz.

İlk İşinizi Aldıktan Sonra Portfolyo Güncelleme

Hedefe ulaşıp ilk profesyonel tasarım işinize girdiğinizde portfolyonun görevi bitmez. Hatta gerçek portfolyo hikayeniz daha yeni başlıyordur. İş yerinizdeki ilk altı ayınız, size inanılmaz derecede pratik bilgi kazandıracaktır. Toplantılardan, alınan ticari kararlardan ve yazılım süreçlerinden öğreneceğiniz şeylerle yeni vaka analizleri (case study) yazmaya başlayın.

Eski bootcamp ve konsept projelerinizi hemen silmek zorunda değilsiniz ama yeni gerçek işleriniz portfolyoya eklendikçe eskileri yavaş yavaş arşivlemeniz gerekir. Artık varsayımlarla değil, gerçek dünyadaki verilerle konuşmaya başlarsınız. Portfolyonuz sizinle beraber büyüyecek, junior seviyesinden mid-level’a doğru evrilen o yolculuğu belgeler hale gelecektir.

Junior aşamasını daha yapısal atlatabilmek için, projelerini sıfırdan oluştururken sana yol gösterecek olan portfolyo.com case study mentorluk uygulamasından destek alabilirsin. Eğer portfolyonu global bir dille hazırlıyorsan uxcase.app üzerinden (şu an İngilizce) sunulan yapısal taslakları kendi konsept projelerine uygulayabilirsin.

Sıkça Sorulan Sorular

Junior olarak başvururken portfolyomda kaç proje olmalı? En az 2, en fazla 4 proje idealdir. On tane yüzeysel proje koymaktansa, uçtan uca iyi düşünülmüş iki tane detaylı proje hazırlamak potansiyelinizi göstermek için fazlasıyla yeterlidir.

Hiç gerçek iş tecrübem yoksa özgeçmişimde (resume) ne yazmalıyım? Varsa stajlarınızı, aldığınız bootcamp/tasarım eğitimlerinizi ve dahil olduğunuz öğrenci kulüpleri ile topluluk çalışmalarını yazın. Portfolyonuzdaki kişisel projeleri de “Freelance/Concept Designer” unvanıyla özgeçmişinize ekleyerek pratik üretime yatkın olduğunuzu gösterebilirsiniz.

Sadece Dribbble’a yüklediğim tasarımlar iş bulmama yeter mi? Eğer saf bir görsel tasarım (UI) rolüne başvurmuyorsanız genellikle yetmez. Şirketler ekranın güzel olmasını umursar evet, ama asıl o ekranı yaparken ne düşündüğünüzü bilmek isterler. Bu yüzden düşünme biçiminizi yazıya döken detaylı case study’lere ihtiyacınız vardır.

Yaptığım Redesign (yeniden tasarım) projesinde o şirketi etiketlemeli miyim? Sosyal medyada paylaşırken nezaket çerçevesinde etiketleyebilirsiniz. Bazen şirket içindeki tasarımcılar bu çalışmaları görüp staj veya junior pozisyonları için size ulaşabilirler. Ancak eleştiri dozunu abartmamaya, projenin sadece pratik bir konsept denemesi olduğunu hissettirmeye dikkat edin.

İngilizce portfolyo yapmak zorunda mıyım? Türkiye pazarında çalışmak istiyorsanız zorunlu değildir, temiz bir Türkçe portfolyo ile çok iyi şirketlere girebilirsiniz. Ancak sektördeki kaynaklar genellikle İngilizce olduğu ve yurt dışına çalışma veya remote fırsatlar arama düşünceniz varsa, erken dönemde İngilizce portfolyo hazırlamak size her zaman daha büyük bir kapı aralar.

Benzer yazılar