Portfolyo Mentor
Blog'a dön

Kariyer

Portfolyo Oluştururken Dikkat Edilmesi Gereken 7 Şey

Etkileyici bir portfolyo nasıl hazırlanır? Tasarımcılar için işveren beklentilerine uygun, güçlü bir case study oluşturma rehberi ve sık yapılan hatalar.

Ömer Arı avatar

Ömer Arı

7 dk okuma

Sektöre adım atan veya kariyerinde seviye atlamak isteyen her tasarımcının zihninde aynı soru dönüp durur: İdeal portfolyo nasıl hazırlanır? Şunu da belirtmek gerekir ki bu sorunun evrensel bir şablonu yoktur ancak evrensel olarak herkesin beklediği yapısal gereksinimler vardır. Kusursuz arayüzler çiziyor olabilirsiniz, kullanıcı araştırmalarında çok derin analizler yapıyor olabilirsiniz. Fakat bu yeteneklerinizi karşı tarafa aktaramıyorsanız o harika yeteneklerin hiçbir geçerliliği kalmaz. Bir portfolyo oluşturmak, ürün tasarım sürecinin ta kendisidir. Karşınızdaki kullanıcıyı anlamak zorundasınız.

On yılı aşkın süredir tasarımcıları değerlendiriyorum. Özellikle son 5 yılım doğrudan işe alım ekiplerinde ve yüzlerce case study okuyarak geçti. İncelediğim portfolyoların büyük bir çoğunluğu maalesef içerik eksikliğinden değil, sunum yanlışlıklarından kaybediyor. Harika işler çıkarılmış projeler bile karmaşık navigasyon, hedef kitleden kopuk dil ve yetersiz bağlam yüzünden o ilk değerlendirme filtresini geçemiyor. Bugün bu engelleri aşmanız için gereken en temel 7 yapı taşını inceleyeceğiz.

Hedef Kitlenizi Net Belirleyin

Portfolyo hazırlarken yapılan ilk ve en büyük stratejik hata kimin için yazdığınızı unutmaktır. Portfolyonuzu diğer meslektaşlarınızdan “like” (beğeni) almak için mi hazırlıyorsunuz, yoksa bir şirketten iş teklifi almak için mi? Bu sorunun cevabı bütün tonunuzu değiştirir.

Meslektaşlarınız bir arayüze bakarken estetik fırça darbelerine ve yeni nesil animasyon kütüphanelerine hayran kalabilir. Ancak bir işe alım uzmanı (hiring manager) veya İK profesyoneli genellikle çok farklı metriklerin peşindedir. Onlar projenin başında karşılaşılan işletme problemini nasıl çözdüğünüzü, tasarım sürecinde hangi riskleri alıp almadığınızı ve sonuç olarak ortaya çıkan ürünün şirket hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını görmek ister. Dilinizi Dribbble’daki takipçilerinize göre değil, masanın diğer tarafında kararı verecek olan kişilere göre ayarlamalısınız. Her cümlenizin “Bu benim profesyonelliğimi nasıl kanıtlıyor?” sorusuna bir cevabı olmalıdır.

Temel Kaynak: Portfolyo Nedir? Designer’lar için Tam Rehber

Sadece İşi Değil, Düşünmeyi de Gösterin

Son kullanıcının deneyimlediği mükemmel bir akışı sergilemek güzeldir ama işe alım komitesinin asıl ilgilendiği şey o mükemmel akışa nasıl ulaştığınızdır. Sadece parlak ekranlar paylaşmak, sizin bir uygulayıcı olduğunuzu kanıtlar. Stratejik düşünen bir profesyonel olduğunuzu ise o ekranlara varana kadar elediğiniz fikirler kanıtlar.

Problem tanımından başlayıp sonuca giderken hangi kısıtlamalarla uğraştığınızı anlatmalısınız. Veri tabanı yapısı uygun olmadığı için o harika fikirden vazgeçip daha sade bir akış tasarlamak zorunda kalmış olabilirsiniz. Yazılım ekibinin kapasitesi dar olduğu için MVP (Minimum Viable Product) yaklaşımına karar verip bazı özellikleri sonraki çeyreğe ertelemiş olabilirsiniz. İşte bu zorunlu dönüşümleri (trade-offs) açıkça yazmak, sizin sektörel gerçekliğe hakim bir profesyonel olduğunuzu en net gösteren unsurdur.

Az Sayıda Güçlü Proje > Çok Sayıda Vasat Proje

Nicelik ile nitelik arasındaki bu savaş portfolyo hazırlamanın en stresli kısmıdır. “Ne kadar çok iş koyarsam o kadar tecrübeli görünürüm” inancı büyük bir yanılgıdır. Sizin en zayıf projeniz, portfolyonuzun ortalama algısını her zaman aşağı çeker. İşverenler, adayın kendi yetenek seviyesi hakkında gerçekçi bir algıya sahip olup olmadığını görmek ister.

Beş veya on tane yarım yamalak, yüzeysel olarak hazırlanmış proje sunmaktansa, iki tane çok detaylı anlatılmış proje sunmak her zaman kazandırır. Bu iki projede başlangıç noktasından itibaren tüm tasarım adımlarınızı, kullanıcı araştırmalarınızı, yaptığınız denemeleri ve sonuçları verin. İşe alım ekipleri sizin her şeyi yapabilen ama hiçbirinde derinleşemeyen biri olmanızı değil, odaklandığı problemi kökünden çözebilen biri olmanızı talep eder. Eğer portfolyonuza ekleyeceğiniz bir çalışmadan şüphe duyuyorsanız, onu hiç eklemeyin.

Case Study’ler İle Bağlam Verin

Bir proje, dışarıdan sadece bir resim dosyası olarak görünür. Ona anlam kazandıran, etrafına ördüğünüz hikayedir. Bu yüzden portfolyonuzu bir görsel arşivden çıkarıp bir vaka analizi (case study) kütüphanesine dönüştürmelisiniz.

Kuvvetli bir case study genel olarak şu başlıklarla ilerler: Başlangıçta bir özet (overview) sunmalısınız. Problemin ne olduğunu, hedeflerinizi ve sizin bu projede ne rol oynadığınızı açıkça belirterek giriş yapın. Ardından keşif ve araştırma aşamasında elde ettiğiniz bulguları, sonrasında ise tasarım iterasyonlarını aktarın. Geliştirme aşamasında yaşanan zorlukları ve çözümleri detaylandırdıktan sonra muhakkak lansman sonrası verilerle kapanış yapın. Sadece görsellerin ardı ardına sıralandığı sayfalar, maalesef sessiz birer film gibi kimseye geçmez. Bağlam (context) her şeydir.

İlgili İçerik: Basit ve Taranabilir UX Case Study Yapısı

Hızlı Tarama (Skimming) İçin Optimize Edin

Büyük bir şirkette, yeni açılmış popüler bir tasarımcı pozisyonuna birkaç gün içinde yüzlerce başvuru gelir. Değerlendirme yapacak olan yöneticinin, sizin o özenle ve günlerce uğraşarak yazdığınız destan gibi paragrafları okuyacak vakti kesinlikle yoktur. Portfolyonuzu incelerken yapılacak ilk eylem her zaman “hızlı tarama”dır (skimming).

Bunu aşmanın yolu okunabilirliği maksimize etmektir. Kısa paragraflar kullanın. Önemli anahtar kelimeleri ve başarı verilerini kalın (bold) fontlarla belirginleştirin. Paragrafların arasına nefes aldıracak yüksek kaliteli görseller ve şemalar ekleyin. Kullanıcı araştırmasındaki uzun uzun metinleri madde işaretli (bullet point) listelere dönüştürerek hap bilgi şeklinde verin. İlk saniyede “Bu proje e-ticaretteki sepette terk edilme oranını yüzde 12 düşürdü” cümlesini yakalatabiliyorsanız, işte o zaman yönetici detayı okumak için zaman ayırmaya karar verecektir.

Sonuçları ve Öğrendiklerinizi Mutlaka Ekleyin

Pek çok tasarımcı hikayeyi bitmiş bir arayüz görseli veya prototip ile noktalama eğilimindedir. Oysa ürün tasarımı canlı bir organizmadır. Yayınladıktan sonra ne oldu? Tasarım işe yaradı mı? Hangi metriklerde bir değişim yaşandı? Dönüşüm oranı arttı mı yoksa destek ekibine gelen şikayetler mi azaldı? Bu gibi sayısal veya sözel geri bildirimleri paylaşmak profesyonel bir duruştur.

Eğer projeniz şirket içi kararlar nedeniyle yayınlanmadıysa veya istatistik elde edemediyseniz bile bunu dürüstçe yazın. Üstelik sürecin sonuna ekleyeceğiniz “Geriye dönüp baktığımda neyi farklı yapardım?” bölümü çok güçlü bir özeleştiri göstergesidir. Sürekli öğrenmeye ve kendini geliştirmeye açık olduğunuzun, egonuzu bir kenara bırakıp süreci değerlendirebildiğinizin sinyalini verir. İnanın hiçbir işveren kusursuz insan aramaz, hatasından öğrenen insan arar.

Mobil Uyumluluğu Es Geçmeyin

Şaşırtıcı gelecek ama masaüstü bilgisayarınızda büyük bir titizlikle kurguladığınız o harika web tabanlı portfolyonuz, işe alım müdürünün toplantı aralarında telefonundan tıklamasıyla incelenebilir. Mobil cihazlardan açıldığında hizalamaların kaydığı, yazıların okunamayacak kadar küçüldüğü veya görsellerin yüklenmediği bir portfolyo, size doğrudan profesyonellik kaybettirir. Kullanıcı deneyimi tasarımı pozisyonuna başvurup, kendi portfolyonuzun kullanıcı deneyimini mahvetmek çok talihsiz bir ironi yaratacaktır. Dosyanız her cihazda tutarlı ve akıcı bir deneyim yaşatmak zorundadır.

Bonus: Sık Yapılan Yanlışlar

Rehberi noktalarken üzerinden geçmekte fayda olan, sektörde sürekli karşımıza çıkan bazı kronik yanlışlıkları hatırlatmak isterim. Bunlardan kaçındığınız takdirde rakiplerinizin büyük bir kısmını elemiş olacaksınız.

  • Sadece “Biz” demek: Ekip projesi olması çok değerli ama sizin spesifik olarak neye el attığınızı, hangi problemi sizin çözdüğünüzü belirlemeniz gerekir. “Biz yaptık” yerine, “Ben şu araştırma aşamasını yürüttüm, ekip arkadaşım bu analizi destekledi” demek daha aydınlatıcıdır.
  • Şifre duvarları arkasına saklanmak: NDA (Gizlilik Sözleşmesi) kurallarına saygı duymak şarttır ama işe alım sürecinde başvurunuzla birlikte ulaşılabilir bir şifre vermiyorsanız, kapalı kapılar ardındaki çalışmalar hiçbir işe yaramaz. Ulaşılabilirliği test edin.
  • Sahte mockup tuzağı: Logoyu çok şık ve havalı bir Macbook modelinin içine eğik bir açıyla yerleştirmek, o arayüzün gerçekten işe yarar bir navigasyonu olduğu anlamına gelmez. Süslemeler gerçekleri gizlememelidir.
  • Yazım hataları ve bozuk linkler: Son kontrolde gözden kaçan dilbilgisi hataları veya kırık bağlantılar “detay odaklı (detail oriented)” iddiasında olan bir tasarımcı için kabul edilmesi en zor durumlardır.

Sonuçta portfolyo nasıl hazırlanır sorusunun en büyük sırrı, tıpkı iyi bir dijital ürün tasarlar gibi onu kullanıcı odaklı (işe alım ekibi odaklı) kurgulamaktır. Yapınızı basitleştirin ve işinizin gücünü konuşturun.

Bütün bu zorlu yapılandırma sürecini hızlandırmak için portfolyo.com adresi, yapılı case study asistanıyla designer’ların hikayelerini en iyi şekilde sunmasına odaklanıyor. İngilizce projeler üzerine çalışıyorsan da, uxcase.app adresinden (şu an İngilizce) erişebileceğin hazır yapı örneklerini mutlaka incele.

Sıkça Sorulan Sorular

Arayüz tasarımı yeteneklerimi göstermek için en azından biraz animasyon kullanmalı mıyım? Eğer başvurduğunuz pozisyon doğrudan etkileşim tasarımı (interaction design) değilse buna gerek yoktur. Aşırı animasyon portfolyo sitesinin hızını düşürür ve içeriğe erişimi yavaşlatır. Mümkün olduğunca pürüzsüz ve basit bir navigasyon en güvenli yoldur.

Portfolyomu hangi platformda yapmalıyım? Web sitesi şart mı? Web sitesi kesinlikle büyük bir avantajdır çünkü size kontrol imkanı verir. Framer, Webflow veya Notion gibi platformlar günümüzde çok pratik çözümler sunuyor. Ama içerik zayıfsa, kullandığınız en havalı web sitesi aracı bile sizi kurtarmaz. İşin temeli case study anlatımındadır.

Takım çalışmalarında kime ne kadar kredi vermeliyim? Dürüstlük ve profesyonellik en büyük önceliktir. “Bu projenin mobil araştırma kısmını şu ekip arkadaşımla yürüttük, arayüz tasarım kararını ise ben tek başıma tasarladım” gibi şeffaf ifadeler kullanmaktan çekinmeyin. Takım oyuncusu olduğunuzu hissettirmek pozitif bir sinyaldir.

UX araştırmaları kısmına bütün görüşme dökümlerini koymalı mıyım? Kesinlikle hayır. İnsanlar uzun araştırmaların ham metinlerini değil, o araştırmalardan çıkardığınız güçlü içgörüleri (insights) görmek isterler. Nitel veya nicel verileri kısa çıkarımlar ve grafikler halinde özetlemek daima doğru yöntemdir.

Kendi web sitemde ‘Hakkımda’ sayfası ne kadar önemli? Çok önemlidir. Profesyonelliğinizin yanı sıra sizin nasıl biri olduğunuzu, ne tür ekiplerle daha iyi çalıştığınızı ve işin dışında nelerle ilgilendiğinizi anlatan bir bölüm, şirket kültürü uyumu değerlendirilirken oldukça etkili bir faktördür.

Benzer yazılar